Divan Edebiyatında Nazım Şekilleri

DİVAN EDEBİYATINDA NAZIM ŞEKİLLERİ

GAZEL

Gazel kelimesi manası Arapçada kadınlar için söylenen güzel ve aşikane sözdür bu kelime daha sonraları İslami şark edebiyatında aşk ve şarap mevzuunda söylenen tamamı ile klasik şiirin yaygın adı olmuştur. Gazel bir aşk ve şarap şiiridir. Gazeller beyitlerle söylenir. Gazelin ilk beytinin her iki mısrası kafiyelidir.bu beyte matla’ beyti denir.son beytin adı makta’dır.şairin mahlası son beyitte yer alır.gazelin en güzel beyitine beytül gazel denir.

KASİDE

Kaside Arapçada kasıt maksat anlamına gelir. Bu maksat şairin kendi kabiliyetini övmek ya da başkansı yermek başlangıcındadır. Kaside nesib, tegazzül , girizgah ,mehdiye fahriye ve dua bölümlerinden oluşur.beyitlerden oluşur.ilk beyit matla son beyit makta. Kasidede şairin adı bulunan beyite taç beyit denir en güzel beytine beytül kasid denir.

Ahmet paşa kerem kasidesi ,fuzuli su kasidesi ,nefi su kasidesi bu türe en güzel örneklerdendir.

MESNEVİ

Mesnevi beyitlerle tertiplenen bir nazim şeklidir. Ancak mesnevide her beyit kendi mısraları arasında kafiyelenir.bir beyitin kafiyesi diğer beyitlerde devam etmez. Kısaca mesnevi beyitleri arasında kaside ve gazeldeki gibi kafiye birliği ve kafiye tekrarı yoktur. Uzun manzumelerdir. (aa bb cc dd…). Ahmedi ,şeyhi ,alişir nevai mesnevi yazarlarıdır.

RUBAİ

Turk halk şiirinin dörtlük-mani isimli küçük manzumelerine benzer dört mısradan ibaret bir şekildir. Birinci ikinci ve dördüncü mısraları birbiriyle kafiyelidir. Rubai daha çok bir tefekkür bir düşünüş şiiridir.araplar rubai ye du beyt derler. Rubailer tamamiyle bu şiire has vezinlerle söylenir.24 rubai vezninin mef u lü ile başlayan ahreb ,  mef u lün ile başlayanlar ise ahrem olarak ikiye ayrılır.

Fuzuli, nabi ve nedim’in rubaileri vardır.

TUYUĞ

Divan şiirine Türklerin verdiği bir nazım şeklidir. Tuyuğ dört mısralı bir nazım şeklidir. Kafiye dizilişi Türk manilerinde ve rubailerde olduğu gibidir aaba . Tuyuğları diğerlerinden ayıran en önemli özelliği aruzun failatün failatün failat vezniyle söylenmesidir. Tuyuğ kelime anlamı olarak da imalı cinaslı söz olarak geçer. Seyyid Nesimi , Kadı burhaneddin  ve Nevai tuyuğ yazmışlardır.

ŞARKI

Klasik edebiyatta Türk zevkinin ve Türk şiir geleneğinin geliştirdiği diğer bir milli nazım şekli şarkıdır. Divan şiirinin son asırlarında şarkı en popüler şiir çeşidi olmuştur. Şarkılar bestelenerek söylenmek için şekillenmiş nakaratlı şiirlerdir. Şarkı Türk halk şiirindeki koşma lar la türkü lerin  divan şiirine tesiri ve bu şiirlerinde aruzla söylenmesi yoluyla oluşmuştur. Nedim Şeyh galib Yahya kemal şarkı yazarlarındandır.

MÜSTEZAT

Müstezat mefulü mefailü mefailü failün vezniyle söylenen bir manzumenin her mısrasının sonuna mefulü failün vezninde kısa bir mısra ilave edilerek oluşturulur. İlave mısralara ziyade denir. ziyadeler müstezat mısraların altına birer ikinci mısra gibi yazıldığı taktirde bundan bir mısra uzun bir mısra kısa iki mısralı bölümlerden mürekkep bir şekil meydana gelir.

MURABBA

Dört mısralı kıtalarla söylenen nazım şeklidir. Aaaa,bbba,ccca,ddda seklinde kafiyelenir.dörtlük tarzında yazılan musammatlardandır. Dörtlük sayısı bir kayda bağlı değildir. nedim ve fuzuli murabba yazarlarına örnek gösterilebilir.

 

MUHAMMES

Beş mısralı kıtalarla soylenen nazım şeklidir. Beşinci mısrası aynen tekrarlanan muhammeslere muhammesi mütekerrir denir.son mısra tekrarlanmazda yalnız birbiriyle kafiyeli olursa  bunada muhammesi müzdevic adı verilir.beşlik sayısı bir kayda bağlı değildir. Fatih sultan Mehmet  muhammes yazmıştır.

MÜSEDDES

Altı mısralı kıtalarla tertiplenen nazım şeklidir. Müseddesler de mütekerrir ya da müzdevic olurlar ancak müseddeslerde her kıtanın yalnız son mısrası değil sondan iki kıtanın son iki mısrasına uygun söylenir. Yahut bu iki mısra her kıtanın sonunda tekrarlanır naili neşati müseddes yazarlarındandır.

Bir beytin başına bilhassa beğenilen bir gazelin her beytinin baş tarafina  iki mısra ilave edilerek o gazeli murabba haline getirmeye terbi’

Beyitlerin başına üçer mısra ilavesiyle şiiri muhammes haline koymaya tahmis

Ve beyitlerin başına dörder mısra ilave ederek manzumeye museddes şekli vermeye tesdis adı verilir burada dikkat edilecek husus beyitin orijinalliğini bozmamaktir.

TAŞTİR

Beyitlerle söylenen bir şiirin özellikle bir gazelin beyitlerine yeni mısralar eklenerek şekillenen bir musammat çeşididir. Arapçada herhangi bir şeyi ortadan ikiye ayırmak anlamına gelir.

Edebiyatta taştir bir beyitin birinci ve ikinci mısraları arasına iki veya daha fazla mısra eklenmesidir.

Nedim, Nedimi Kadim,  Yahya Kemal taştir yapmışlardır.

MUSAMMAT KAFİYE

Musammat terimi divan edebiyatında bir kafiye tarzi içinde söylenir ve mısraları ortalarında da kafiyeli manzumelere musammat denir. Böyle mazumeler umumiyetle müstefilün müstefilün yahut mefailün mefailün gibi mısraları ortadan bölünebilecek vezinlerle söylenir.böylelikle her beyit kısa mısralarla söylenmişdört mısralı bir kıta ve her manzume boyle kıtalarla söylenmiş bir murabba ahenğine burunur. Fuzuli ,nefi  ve yunus emre  musammat kafiye kullanmışlardır.

TARDİYYE

Yıne bir vezin ve kafiye özelliği dolayısıyla hususi ad alan bir muhammes tarzı da tardiyedir. Tardiyye mef ü lü mefa ilün failun vezniyle söylenir. Her kıtasının ilk dört mısrası kendi aralarında kafiyelidir. Beşinci mısra kıtaların sonunda aynen tekrarlanmaz fakat birbiriyle kıtalardakilerden ayrı bir kafiyeyle kafiyeli olurlar

Terdiyye bi bakıma çok sayıda beyitlerle yazılan mesnevilerdeki monotonluğu gidermek için arada bir mesnevi arasında soylenen gazel kıta murabba vb gibi ilave şiirlerin adıdır.ancak tardiye şiirinin hoşa giden ahengi aynı şekilde müstakil şiirler söylenmesine vesile olmuşur. Bu türü kullananlardan  Şeyh galib örnek gösterilebilir.

TERKİBİ BEND VE TERCİ-İ BEND

Gazel şeklinde ve gazel buyukluğunde şoylenmiş beş on manzume arka arkaya sıralanır.ancak her manzumenin sonunda öteki manzumeye geçmeden önce gerek söz buütünlüğü gerekse kafiyeleniş bakımından tek ve müstakil bir beyit söylenir.bu beyit kendisinden önceki parçayı kendinden sonraki parçaya bağlamakla vazifelidir bu beyite bend beyiti yada   vasita adı verilir.

Bend beyiti eğer her kıtanın sonunda aynen tekrarlanıyorsa o şekle terci i bend eğer her parçanın sonunda başka başka beyitler halinde soylenirse manzumenin bütününe terkibi bend denir

Terci i bend :  aaaaaaa aa bbbbbbb aa ccccccc aa dddddd aa

Terkibi bend: aaaaaa  bb cccccccc dd eeeeeeee ff

Fuzuli ,baki, ruhi, nabi, ziya paşa terkibi bend ve terci-i bend yazmışlardır.

KITA VE NAZIM

Tuyuğ ve rubai gibi belirli vezinlerle söylenen 4 mısralı nazım şekillerinden başka yine divan şiirinde 4 mısralı iki nazım şekli daha vardır bunlar kıt’a ve nazım’dır. Aruzun her vezniyle yazılabilirler. Kıtaların ilk beyti iki mısrası birbiriyle kafiyeli değildir. Bu bakımdan kıta matla beyti olmayan gazel gibi söylenir.

Mısra sayısı 4 ten fazla olan kıta lar da vardır. Fuzuli ,nedim

Nazım: nazım adlı dörtlüklerde ilk beyitlerin kafiyeli olması gerekir. Bunlar yalnız iki beyitle söylenmiş gazel gibidir. Aruzun her vezni ile söylenebilirler. Enderunlu vasıf  nazım yazarıdır.

Yorum Yaz